Şubat 8, 2010
A.Azmi Fenercioğlu yazdı
bölüm 4
Azizler sokağında ev işlerinde yardımcı olarak çalışan Zezzey(zeynep) in köylerindeki evi yıkılmış
Tamir için oğlu Mamo ve Yusuf ile birlikte köyüne gitmişti.
Yıkılan evin bahçesindeki kavakları kesip biçtirip evin yapımında kullanacaklar,şehirde kızı güzeyle birlikte çalışıp para biriktirmişler oğlu Yusuf ta kalaycılık yaparak kazandıklarını anasın vererek yardımda bulunmuştu. DEVAMI
Ocak 19, 2010
Aziz Azmi Fenercioğlu yazdı
Emine Bacının rüyası Malatyada Kış hazırlığı Bulgur kaynatma değirmen,Kesmece Pestil
Bölüm 3

Emine bacı ,Her yıl Diğer komşuların da yaptığı gibi bulgur kaynatırdı,bulgur kaynatmak için İmamların 4 kulplu bulgur kazanını sırayla alırlar dı Kazan bu iş için hayrat olması düşüncesi ile komşulara verilirdi .işin sonun da imamların geçmişlerine dua edilip ,teslim edilirdi.
Bulgur kaynatmak için kazanın sırası mahalle meclisinde konuşularak sıraya konur,Yaşlılara öncelik verilir di.
Emine bacı mahallenin yaşlısı olduğu için bulguru en önce o kaynatmıştı.İmamların bulgur kazanı birgün önceden gerelli Alo ile Karısı Fattey birlikte taşıyarak ancak getire bilmişti zira 4 kulplu bulgur kazanı ağırdı ancak iki kişi tarafından taşınabiliyordu. Bahçedeki ocağın üzerine yerleştirmişlerdi..evde yapılacak işlerin hacmına göre ve mevsime göre kullanılan
5-6 ocak vardı. Bahçedeki ocakta bulgur kaynatmak,dut pekmezi ve pestili yapmak için kullanılırdı ve büyük ölçekliydi. Bahçede bu büyük ocağın yanında çamaşır kazanı için daha küçük bir ocak daha vardı bun don ocağı denirdi. DEVAMI
Ocak 13, 2010


Üsküdarda camii hamamı ve çeşmesi bulunan Malatyalı İsmail Ağanın Mezarını ,Sayın Osman Şahin Rodos adasında gördüğünü bana bildirmişti
bu defa Mezarın fotoğrafını bularak tekrar göndermiş,bu değerli gayretlerinden dolayı ne kadar teşekkür etsem azdır.umarım Malatyalılara ve ilgilenlere faydalı olur..
Osman Şahin
Eski Rodos Ateşesi.
Aralık 22, 2009
A.Azmi Fenercioğlu yazdı
Bölüm2..Seferberlik yılları mahallede düğün
Kunduracı Hasanın askerlik çağı idi, elde silah sırtta çanta taşıyacak hale gelmişti;devlet yaşı henüz küçük ,sanatıda kunduracılık olduğu için ağabeyleri ile birlikte askere almamıştı.şehirdeki sanatkarlar genelde ermeniydi,kunduracı çarşısında birkaç tane türk sanatçı da askere alınmamıştı.
Kunduracının anası Zeynep bacı Hasanın askerlik çağı geliyor diye üzülüyordu,oğlunun mürüvvetini görmek istiyordu,mahallede oturan şube katibi Hayri efendi de Hasanın askere çağrılacağını söylüyordu..Hasan askerden dönünce evlenirim diyorsada Zeynep bacı askere gitmeden önce evlenmesini öneriyordu.
Hasanın evlenmesi mahallenin konusu olmuştu mahellenin hatunları Hasana eli yüzü düzgün bir eş ,Zeynep bacıyada münasip gelin arıyorlardı.
Fadime Bacı Hasan için en münasip kızı Çırmıktıdan buluruz,bizimki Abdullah efendi geçende anlattı askerlik çağında olan bir gencin karısı muinsiz yani anası babası yok hemde başka köyden olursa o genç askere alınmazmış.bunun için çırmıktıdan anasız babasız eliyüzü düzgün birini bulalım dedi DEVAMI
Aralık 9, 2009
1919 da Malatya da doğdu ,Sivas öğretmen Okulunu bitirdi, Malatyada ilkokul öğretmeni olarak bir süre çalıştık tan sonra tekrardan Gazieğitimi bitirdi çeşitli yerlerde Müfettişlik ,Maarif müdürlüğü görevlerinde Bulundu ,Bakanlıkta insan gücü eğitim şube başkanlığı yaptı ileri yaşlarda Ankara Hukuk Fakültesini bitirdiği zaman Emekli Olmuştu .
Ankarada yaşıyor Evli Bir oğlu Bir kızı var,Eşi Sevim Fenercioğlu da öğretmen.
Malatya ya olan sevgisini hiç yitirmedi, 1900 lü yılların Başında üst üste yaşanan savaş yıllarının yaşattığı
Acılı günleri, Malatya da ogünlerin yaşanan sıkıntılarını geleneksel olayları,bilhassa doğup büyüdüğümüz Azizler sokağındaki kişileri Karekterleri EMİNE HATUNUN RÜYASI adı altında anlatmış .
Ben ,uzunca kaleme aldığı hikayeyi Bölüm, Bölüm ,Sitede yayınlamayı planladım.umarım beğenirsiniz.
Sami Fenercioğlu

EMİNE BACININ RÜYASI SEFERBERLİK YILLARI
Bir Bahar günü komşu kadınları Emine Bacının evinde toplanmışlardı
Sekili Eyvan üzerin de serili minderlere ,çepeçevre bağadaş kurup oturmuşlardı;.Hemen her gün bu toplantılar komşu evler de tekrarlanırdı o Yıllarda Radyo Ve gazete olmadığı için
Toplantılarda tevatürden duyulan haberler anlatılır güncel konular üzerine karar verilir dedi kodu yapılır bir daha toplanılmak üzere ayrılırlardı. Devamı
Aralık 9, 2009
BİZLER SEKSENLİ YILLARLA BAŞLADIK MALATYA SEVDAMIZA DARBE DÖNEMİ ÇOCUKLARYDIK TÜM TÜRKİYENİN ETKİLENDİĞİ OLAYLARDAN TÜRKİYE MOZAİĞİ OLAN MALATYAMIZDA AĞIR YARALI AYRILMIŞ BİR KENTTİ.BİZİM HİKAYELERİMİZİN BAŞLANGICI SAĞ SOL OLAYLARIYLA ,RAHMETLİ FENDOĞLUNUN UĞRADIĞI FECİ SUİKASTLE ARDINDAN İNSANLARIN GALEYANA GELİP ÇARŞIDA DÜKKANLARI YAKMASI İŞ YERLERİNİN TALAN EDİLMESİ HİKAYELERİ,ASKERİ DARBE,SIKIYÖNETİM GÜNLERİ GİBİ ÜZÜCÜ BAŞLAMIŞTI AMA HER SEVDADA HÜZÜNDE OLURDU AŞKTA BİZLERDE HÜZÜNLERİ UNUTMAK İÇİN MALATYA AŞKIMIZA TUTUNDUK. DEVAMI
Ekim 29, 2009

Soldaki resim 1928 tarihinde alınmış uygulamalı eğitim alıyorlar o günün şartlarnda
eğitimin böylesine yapılabilmesi dikkat çekici.
o Tarihlerde henüz Malatyada Lise yoktur.
Sağdaki resim 15/12/1930 da alınmış Bedenterbiyesi dersi diye kayıt düşülmüş
Kızların ve erkeklerin kıyafetleri ilginç Kızlardan şapkalı ,erkeklerden papyonlu olanlar var
o günün şartlarına göre fertler ne çok fakir nede çok zengin aradaki ferk fazla değil gibi ideal toplum yapısı.
Fotğraftakilerden inşallah hayatta olanlar vardır,olmasa bile çocukları torunları ve ya onların çocukları için tatlı bir hatıra olacak.
Ekim 14, 2009
MALATYA MUTFAĞI
Necati Güngör

Tahıl ve sebze ağırlıklı Malatya mutfağı, sağlıklı beslenme yönünden Türkiye’nin ilgi çekici yöre mutfaklarındandır. Tahıl olarak başta buğday, mercimek, fasulye, nohut, mısır tüketimi önde gelir. Buğdaydan çok çeşitli besin maddeleri elde edilir: Buğday unu, ekmekten hamur işlerine, dövmeli yiyeceklere kadar geniş bir alanda değerlendirilir.
Malatya’da ev yemekleri, kadınların ustalığını; çarşı yemekleri de erkek aşçıların ustalığını yansıtır. Çarşı yemekleri, doğrudan et ya da etli sebze yemekleridir. Yöreye özgü kâğıtkebabı, patlıcanlı kâğıtkebabı, tava, güveç, pöçük tavası, etli ekmek, çarşı yemeklerinin başlıcalarıdır. Çarşıda kebapçı dükkânları da yaygındır. Ama bulgurlu ev yemekleri beslenmenin temelidir. On yedinci yüzyılın ilk yarısında Malatya’yı ziyaret eden Evliya Çelebi, bir kır gezmesinde gördüğü kuzu çevirmesinden söz eder. Bir dere kıyısında, suyun akışıyla dönen çarkın, ateş üstündeki kuzuyu çevirdiğini anlatır. Bu da gösteriyor ki, Malatya insanı yemek alanında yaratıcı, buluşçu bir yeteneğe sahip. Kuzu çevirme, kuzu dolması varlıklı kesimin sofrasında yer almıştır. Eski evlerde dövme bakırdan “kuzu tenceresi”, “kuzu tavası” bulunurdu. Yörenin sulak toprakları ve zengin bitki örtüsü Malatya mutfağının çeşitlenmesini sağlamıştır. Doğada kendiliğinden yetişen (hüdai) meyvelerin ve otların bolluğundan başka, sebze ve meyve yetiştiriciliği de mutfağının çeşitlenmesini getirmiştir. Yakın dönemlere kadar yaygın olan hayvancılığın ve süt üretiminin katkılarını da göz ardı etmemek gerekir. devamı