Sayın Abdullah Ergun dan Mail aldım Çok mutlu oldum, tekrar tekrar okudum,sizlerede duyurmayı uygun buldum.içtenlikle duygularını kaleme aldığı yazısını aynen aktarıyorum
bu vesile ile kendilerine teşekkürlerimi arzediyorum,saygıyla kalın. Devamı
MERHABA….
MALATYA SONSÖZ GAZETESİ’NDE YAYINLANAN ” BİR ZAMANLAR MALATYA ÇOK GÜZELMİŞ “
BAŞLIKLI YAZIMIZI BEĞENECEĞİNİZİ UMARAK GÖNDERİYORUM.
WEB SİTENİZ ÇOK GÜZEL.MALATYANIN ESKİ MUHTEŞEM GÜNLERİNE AİT ÇOK ŞEYLER
ÖĞRENİYORUM. SAĞOLUN
İYİ ÇALIŞMALAR…
ABDULLAH ERGÜN/MALATYA
Bir zamanlar Malatya çok güzelmiş…
Malatyahaber.com ‘da gazeteci ağabeyimiz Orhan Apaydın’ın ” Ankara’da Malatyalı Olmak ” başlıklı yazısını okurken bizim kuşağın ne kadar şanssız olduğunu bir kez daha yaşadım.
Orhan Apaydın’ın yazdıkları ve her şeyden önemlisi Malatya’nın en güzel yıllarını doya doya yaşamış Malatyalıların Ankara’da bir gece de olsa yeniden yaşamaları beni mutlu etti.
Keşke bende orada olsaydım dediğim ender isteklerimden birini hayal ettim.
Ama orada değildim. Fakat Malatya’nın bir dönem o güzelliklerine şahit olduğum döneme ait Malatyalıların bir arada olması ve orada yaşananları gazeteci büyüğümüz Orhan Apaydın’ın kaleminden okumam beni duygu seline boğdu.
Yazıda bahsedilen Malatyalıların çoğunu tanıyorum. Her ne kadar onlardan yaşça küçük olsam da onların Malatya’daki yaşadıkları güzelliklerine ben ve Sıtmapınarı’ndaki arkadaşlarımız şahit olmuştuk.
Ama bu Malatyalılar birden bire aramızdan ayrıldılar. Onların kültür-sanat özellikleri başta olmak her hareketlerini kendimize örnek almıştık.
1960 lı yıllarda Malatya da Halk Eğitim Merkezinde Malatyalı gençlerin bir tiyatro yaptıkları, Kültür-Sanat ağırlıklı dergi çıkardıklarını biliyordum. Kanal boyunda 1960 ve 70 li yıllarda da Malatyalılar geziyordu. Ama hiç kimse yerlere tükürüp küfür ve argolu konuşmuyordu.
Malatyaspor’un içeride yaptığı maçların sabahında yaşanan hareketlilik maçın oynandığı saatlere yaklaştığı zaman daha da heyecanlı görüntüler ve hareketlilik yaşanıyordu. Ellerinde fileler içinde domates, karpuz, salatalık, beyaz peynir… Malatyaspor taraftarları İnönü stadının yolunu tutuyorlardı.
Maçtan sonra Rahmetle andığım Gazeteci büyüğümüz Erhan Kırçuval’ın ” Görüş ” gazetesindeki maç yazısını okumak bize keyif veriyordu.
Akşamları Kanal boyu ve Beş konaklarda pikaplardan ve makaralı teyplerden adını hep duyduğumuz fakat ne kendisine nede yakınına ulaşamadığımız Malatyalı Fahri’nin içli sesi ile seslendirdiği türküler Kernek parkında Suat Sayın, Şükran Ay,ın sahne aldığı yıllar, Renkli sinemada Ünlü İtalyan Yönetmen Sergio Leone’nın hala beğenilen üçlemesi İyi Kötü ve Çirkin, Bir avuç Dolar ve Birkaç Dolar için ” filmleri ile western dünyasına yolculuk yaptığımız, Altın Çocuk Göksel Arsoy, Ünlü İtalyan komikler Franco Franchi ve Ciccosa İngrassi’nın oynadıkları ” Yavru ile Katip, Raj Kapoor’un ünlü “Avare” filmi ile kendi dünyamızda kendimize özgü yol çiziyorduk.
Sıtmapınarı’nda yaşanan aşkların sonucunda Malatyalı Fahri’nin ” Şu dağları Delmeli” dizlerinin dönemin delikanlıları tarafından sevgi dünyasına yolculukları.
Şifa Mahallesinde Rahmetli Sami Kasap’ın bir gazel tutturup Sıtmapınarı’nda Topal Hacı’nın kahvesine gittiği yıllar.
Futbolu çok seviyorduk. Hatta kovboy filmlerinden daha da çok seviyorduk.
Sıtmapınarı’nda Meselesi İsmail’in başına üşüşüp kendi dünyasının iç güzelliklerini kendi üslubu ile dört film süresince anlattığı yıllar aklıma geldi.
Tırtto Hasan, Karababa Hasan, Jily Maykıl, Meseleci İsmail, Sihirbaz Golyad gibi lakapların ön plana çıktığı güzelim yıllardı.
Cumhuriyet İlkokulunun önünde yeni çıkan Murat 124 leri seyretmek mutlu ediyordu herkesi.
Pınarbaşı bize çok uzaktı ama yinede belli zamanlarda Orduzu Pınarbaşı’na ziyaretlerimiz yapıyorduk. Akşamcıların bulunduğu bölümde
Topal Bedo’nun” Dam üstünde un eler. Sami Kasap’ın “Derdimin Dermanısın” türküleri içinde yapılan kendilerine özgü sohbetler.
Fakat Sıtmapınarı’ndaki arkadaşlarla kış mevsiminde Orduzu Pınarbaşı’na yaptığımız ziyaretler en güzeliydi.
Karlı zeminde Orduzu Pınarbaşı bir başka güzeldi. Ama hiç yalnız olmadık. Bazen Gazeteci ağabeyimiz Erhan Kırçuval’a rastlardık. Bizde onun gibi Orduzu Pınarbaşı’nın kış aylarındaki müdavimlerindendik. Bizleri her gördüğünde mutlaka bir şeyler anlatırdı. Ben konuştuklarından çok etkilenmiştim. Yıllar sonra gazetelerde yazdığım yazıların birçoğunda bu büyük gazeteciden bahsetmeyi alışkanlık haline getirdim.
Bu işin okulunu okumadım. Fakat Malatya’nın o güzelim yıllarına ait o kadar olayları canlı yaşadım ki bunlar bana yetti.
Ben kendi döneminde yaşadıklarımı günümüze aktarmaya çalışıyorum.
Ama bizden önceki kuşakların bizden daha iyi Malatya’yı doya doya yaşadıklarını biliyorum.
Orhan Apaydın’ın Ankara’da yapılan gece ile ilgili aktardıkları benim için sürpriz olmadı. Onlar bu şehri bir dönem sindire sindire yaşadılar. Bu yüzden onları kıskanıyorum. Fakat Ankara’daki bir toplantı gibi onlarla bir arada olamayışın üzüntüsünü yaşıyorum. Ben o kuşaktan çok şeyler öğrendim. Buradan onlara bir kez daha teşekkür ediyorum.
O güzellikler geride kaldı. Malatyalı Fahri, Sami Kasap yok. Pikaplar sustu. Kernek gazinosu da yok. Şükran Ay’ın konseri bir daha olmayacak. Suat Sayın artık aramızda değil. İtalyan Western filmleri de geride kaldı.
Albay’ın sinema önündeki ciğerci tezgahı da yok Cicili bici de yok. Hürriyet Parkının köşesinde Karlı dondurmada yok.
Meseleci İsmail artık meselede anlatmıyor. Sıtmapınarı’nda meşhur Ankara Kahvesinin bahçesine TCDD yollarının nöbet listesi de asılmıyor. Çünkü Ankara Kahvesi de yok. Sıtmapınarı’nda Sihirbaz Golyad’ın gösterisi de yok. Cumhuriyet İlkokulunun önünden artık Murat 124 ler geçmiyor.
Artık o güzellikler yok.
Orhan ağabeyimiz kendi kuşağına ait güzellikleri çok güzel anlatmış. Bende bizim dönemi yazmaya çalıştım.
İkimizin yazdıkları arasında tek ortak yön var.
“Bir zamanlar Malatya çok güzelmiş.”
Abdullah ERGÜN


4 Yorumlar
Haziran 27, 2007, 7:03 pm üzerinde
mükemmel..
Mayıs 26, 2008, 9:42 pm üzerinde
SITMAPINARINA CAN KURBAN
Kasım 27, 2008, 7:26 am üzerinde
way be eskiler harikaymış şimdi bunları bulmak mümkün değil artık arıyosun nerdesin falan cafedeyim eskilere can kurban
Aralık 7, 2009, 11:55 pm üzerinde
BİZLER SEKSENLİ YILLARLA BAŞLADIK MALATYA SEVDAMIZA DARBE DÖNEMİ ÇOCUKLARYDIK TÜM TÜRKİYENİN ETKİLENDİĞİ OLAYLARDAN TÜRKİYE MOZAİĞİ OLAN MALATYAMIZDA AĞIR YARALI AYRILMIŞ BİR KENTTİ.BİZİM HİKAYELERİMİZİN BAŞLANGICI SAĞ SOL OLAYLARIYLA ,RAHMETLİ FENDOĞLUNUN UĞRADIĞI FECİ SUİKASTLE ARDINDAN İNSANLARIN GALEYANA GELİP ÇARŞIDA DÜKKANLARI YAKMASI İŞ YERLERİNİN TALAN EDİLMESİ HİKAYELERİ,ASKERİ DARBE,SIKIYÖNETİM GÜNLERİ GİBİ ÜZÜCÜ BAŞLAMIŞTI AMA HER SEVDADA HÜZÜNDE OLURDU AŞKTA BİZLERDE HÜZÜNLERİ UNUTMAK İÇİN MALATYA AŞKIMIZA TUTUNDUK.BENİM KUŞAĞIM ÜLKENİN YENİ BİR DÖNEME MERHABA DEYİŞİNE SAHNE OLDU ÜLKE BİR İÇ SAVAŞTAN YARALI SIKINTILI ÇIKMIŞTI ÜLKEYE ACILARINI SIKINTILARINI UNUTTURACAK BİR LİDER LAZIMDI VE O LİDER ÇIKTI HEMDE GURUR DUYDUĞUMUZ MALATYAMIZIN BAĞRINDAN ASLANLAR GİBİ ÇIKTI ÜLKE RAHMETLİ ÖZALLA ÜSTÜNDEKİ KARANLIK KAOS ÖRTÜSÜNDEN KURTULUP YENİ UMUTLARA,UMUTLU YARINLARA BAŞLAMIŞTI ARTIK.HAYATA GÖZLERİMİ SITMAPINARINDA AÇTIM VE KISA BİR SÜRE SONRA ELAZIĞ CADDESİNE(ŞİMDİKİ ADI MEHMET BUYRUK CAD)TAŞINDIK.DÜZGÜN BİR MUHİTTİ VE DÜZGÜN İNSANLAR VARDI.BAHÇELİ BİR EVİM OLMADI HİÇ, APARTMAN ÇOCUĞUYDUK AMA OKUL DIŞINDA HEP DIŞARIDAYDIK.OYUNA DOYMADAN GİRMEZDİK EVE HİÇ FATİH İLKOKULUNUN BAHÇESİNDE KAN TER İÇİNDE KALINCAYA KADAR TOP OYNARDIK.ESKİ METEOROLOJİNİN(ŞİMDİKİ ÖZAL CAMİİ) BAHÇESİNDEN KAYISI ÇALARDIK.GÜNDOĞDU SOKAĞININ BAŞINDA RAHMETLİ BİR AHŞAN TEYZE VARDI BAHÇESİNE GİRİP KAYISI ÇALARDIK O DA ARKAMIZDAN BİZE KÜFREDİP TAŞLA KOVALARDI.YAZ AYLARINDA ŞİMDİKİ MALATYA FUARI O ZAMANLAR STADYUM TARAFINDAKİ KANALBOYUNDA KURULURDU ŞİMDİNİN PAZAR YERLERİ FORMATINDAYDI AMA O ZAMANLAR BİZİM İÇİN GEZMESİ DOLAŞMASI BAMBAŞKA BİR MUTLULUKTU,HELEDE TELE TAKILI OLARAK SATILAN O ZAMANLARIN MEŞHUR KARAŞİMŞEK ARABALARINDAN ALACAK HARÇLIĞINDA VARSA KRAL SENDİN.SOKAĞIMIZ O ZAMANLAR KESME TAŞTI KENARINDANDA BİZİM HARIK DEDİĞİMİZ SU KANALI GEÇERDİ BAHÇELİ EVLERİN BAHÇELERİNİ SULAMAK İÇİN KULLANILAN BİR SU KANALIYDI AMA TA CİNGENLİĞE (SANCAKTAR MAH) KADAR GİDİYORDU.YAZIN BU KANALIN SUYUNU TAŞLARLA NAYLON POŞETLERLE SET YAPIP KESEREK KENDİMİZCE HAVUZ YAPIYORDUK HAVUZ DEDİYSEM GÖBEĞİMİZİ GEÇMEZDİ YA ÇOCUK AKLI İŞTE.ZAFER TAKSİ DURAĞININ KARŞISINDA BAKKAL HAVA ABLA VARDI KOCASIYLA İŞLETTİĞİ ZARURİ İHTİYAÇLARIN SATILDIĞI BİR BAKKALİYE DÜKKANI VE O YAZ KIŞ NE ZAMAN ALIŞVERİŞE GİTSEK HEP KAPIDA ÇEKİRDEK ÇİTLEYEREK KARŞILARDI BİZİ VE HEP BİR GÖZÜ KISIK BAKARDI.ONDAN MEMELİ ŞEKER LEBLEBİ TOZU VE KAYISI KOLA SATIN ALIRDIK.OYUNLARIMIZ VARDI ÇOCUKKEN BİTMEK BİLMEYEN OYUNLARIMIZ VARDI BAZILARININDA DEĞİŞİK İSİMLERİ VARDI MESELA ÇELLO ÇET,HOLLİK,GINCİL GİBİ ONLARIN DIŞINDA SAKLAMBAÇIN 30 ÇEŞİDİ,KÖREBE UZUN EŞEK,YAKANTOP,BİRDİRBİR,ALMAN KALESİ…
)
BİR ŞANSIMIZDA BİRİNCİ LİGDE OYNAYAN BİR FUTBOL TAKIMIMIZ VARDI ”MALATYASPORUMUZ ”EVİMİZ STADYUMA YAKIN OLDUĞUNDAN MAÇ GÜNLERİ STADA GİDERDİK .KÜÇÜK OLDUĞUMUZ İÇİN GÖREVLİLER BİZİ ALIRDI İÇERİYE BİDE OZAMANLAR MAÇIN İKİNCİ YARISI BAŞLAYINCA STAD KAPILARI AÇILIRDI DALARDIK İÇERİYE HELEDE GALİP GELMİŞSE TAKIMIMIZ BAYRAM YERİNE DÖNERDİ MALATYAMIZ.YAZ AKŞAMLARI BABAM BİZİ HÜRRİYET PARKINDA ZAZA CEMİLİN GAZİNOSUNA YA DA BODO ABDULLAHIN HALEN ÇALIŞTIRDIĞI KERNEK GÖL GAZİNOSUNA GÖTÜRÜRDÜ.O ZAMANLAR BU MEKANLAR ÇOK GÖZDE YERLERDİ ÇÜNKÜ ŞU ZAMANIN ÖNEMLİ YILDIZLARI MÜSLÜM GÜRSES İBRAHİM TATLISES GİBİ ÜNLÜLER O ZAMANLAR ORADA ÇIKARLARDI.BİRDE MALATYAMIZIN ÜNLÜ İSİMLERİNDEN SAMİ KASAP,TESLİM BUDAK,HASAN DURAK …
BU MEKANLARDA HEM AİLELERİN OTURDUĞU AİLE YERİ BÖLÜMÜ VE MALATYANIN GENÇLERİNİN OTURDUĞU AYRI BİR BÖLÜM BULUNURDU KİMSE RAHATSIZ OLMASIN DİYE.AYRICA ŞİMDİ BİLE MODA OLAN KANALBOYU GEZİNTİLERİ O ZAMANDA VARDI ÇÜNKÜ ORDU EVİ YAPILMADAN ÖNCE LUNAPARK ORADA KURULURDU AYRICA ŞİMDİKİ ZAMANDA OLDUĞU GİBİ TATLICI NECİP USTA ABDULLAH USTA YAPTIKLARI GÜZEL DONDURMALARLA MALATYA HALKINI SICAK YAZ GECELERİ SERİNLETİRDİ.BİZİM ZAMANIMIZDA EVLERE TELEVİZYON GİRİNCE BİR ÖNCEKİ KUŞAĞIN VAZGEÇİLMEZİ OLAN SİNEMA EĞLENCESİ AZALMAYA BAŞLAMIŞTI.GERÇİ SİNEMADAN VAZGEÇİLMESİNİN BİR SEBEBİDE DUYGUSAL AŞK FİLMLERİNİN YERİNİ EROTİK FİLMLERE VE DÖVÜŞ FİLMLERİNE BIRAKMIŞ OLMASIYDI.BİZLERDE ÖNCELERİ BRUCE LEE ARDINDANDA SHAOLİN KUNG-FU FİLMLERİNE KAPTIRMIŞTIK.SİNEMAYA GİDİP FİLM İZLEYEN HERKES SİNEMADAN BRUCE LEE SANARAK KENDİNİ ÇIKIYOR FİLMLERDEKİ DÖVÜŞ SAHNELERİNİ BİRBİRİMİZİN ÜSTÜNDE DENİYORDUK HEMDE DUBLÖRSÜZ
ORTAOKUL YILLARIM ATATÜRK ORTAOKULUNDA OKUDUĞUM İÇİN KANALBOYUNDA GEÇTİ.KANALBOYU BAŞKA BİR YERDİ İZMİR İÇİN KORDONBOYU İSTANBUL İÇİN İSTİKLAL NEYSE MALATYA İÇİN KANALBOYUDA ÖYLE ÖNEMLİYDİ.MESELA ŞU ZAMANLARIN BEBEK ORTAKÖY CAFELERİNE BENCE O DÖNEM BEŞ BASACAK YER KANALBOYUNDA MAGDELENA BURGER VARDI GENÇLİĞİN ELİT MEKANIYDI BİRDE LETS GO VARDI HEP İÇERİSİNİ MERAK ETMİŞTİM AMA GİTMEK NASİP OLMAMIŞTI.BİDE SİVAS CADDESİNDE HALAY CAFEYİDE ATLAMAMAK LAZIM.
ORTAOKUL YILLARINDA ÖNCEKİ NESİLİN ANLATTIKLARINDAN BİRAZ FARKLIYDI EVET KANALBOYU YERLER TÜKÜREN VE KÜFREDEN İNSANLAR VARDI ÇÜNKÜ MALATYADA 80 SONRASI YAPIDA DEĞİŞİMLER VARDI MALATYA ÇOK GÖÇ ALIYOR VE MAALESEF DIŞARIYA ÇOK GÖÇ VERİYORDU BUNUN ETKİSİ SOSYAL HAYATADA YANSIYORDU VE O DÖNEMDE DELİKANLILIK KAVRAMI EFENDİLİK AĞIRBAŞLILIKTAN ÇIKIP KABADAYILIĞA GEÇMİŞTİ VE ÇETELENMELER OLUŞUYORDU KERNEKLİLER,EMEKSİZLİLER,TAŞTEPELİLER,BOZTEPELİLER GİBİ.FAKAT ŞU GERÇEKTE VARKİ ATLANMAMALI BENCE İNSANLAR BÜYÜKLERİNDEN GÖRDÜĞÜNÜ KENDİLERİNE MODEL ALIRLAR KAVGACI YAPI ÖNCEKİ KUŞAĞIN KÖTÜ BİR MİRASIYDI BİRAZDA .KOCA ADAMLAR SAĞ SOL DİYE İKİ FARKLI YÖN İÇİN BİRBİRLERİNİ DÖVÜP ÖLDÜRÜP BİRBİRLERİNDEN KİN VE NEFRETLE BAHSEDEREK ÇOCUKLARINA KARDEŞLERİNE BÖYLE KÖTÜ BİR MİRAS BIRAKMIŞLARDI.KANALBOYU VE EMEKSİZ KAVGA ETME VE HESAP GÖRME YERİ OLMUŞTU.HOŞ KAVGALARIN ÇOĞU NİYE OMUZ ATTIN YA DA KIZ MESELESİNDENDİ YA…
AMA DEDİĞİM GİBİ MİRAS BIRAKILAN SANAT TİYATRO KÜLTÜR OLSAYDI ANLATTIKLARIM DAHA FARKLI OLABİLİRDİ.HAYTALIKLARA KAVGA DÖVÜŞLERE RAĞMEN YİNEDE BAZI DUYGULAR SEVİYELİ YAŞANIYORDU.SEVGİLİLERİN EN İLERİ GİTTİKLERİ NOKTA PASTANENİN AİLE YERİNDE OTURMAKTI AMA KARŞILIKLI OTURMAK ŞARTIYLA YOKSA GARSONUN ÖNCE SARI SONRA KIRMIZI KARTINI YERDİN
(DEVAM EDECEK…)